21 Aralık 2016 Çarşamba

BAD GUYS - KÖTÜ ÇOCUKLAR

MERHABA!~

Biraz aşk meşk konularını kenara bırakmaya ne dersiniz?
Benim için türünün en iyisi olan Bad Guys dizisinden bahsetmek istiyorum.


Dizinin aslında belli başlı bir türü yok. Dram, gerilim, suç bu üç tür ile karşılaşıyoruz. 
KONUSU: Eski dedektif olan Oh Goo Tak'a (Kim Sang Jung), artan şiddet olayları için suçlulardan bir ekip kurmasını istiyorlar. Bu ekipte genç, zeki bir seri katil olan Lee Jung Moon (Park Hae Jin), güçlü yumruklara sahip olan Park Woong Cheol(Ma Dong Seok) ve kiralık bir katil olan Jung Tae Soo(Jo Dong Hyeok) yer almaktadır. 
Organ mafyası, seri katiller bunların yakalanmasına yardım edenlerin cezalarında indirim olması bu mahkumların işi kabul etmelerini sağlıyor.

Bu diziye Park Hea Jin var diye başlamıştım ki iyi ki başlamışım dedirtti. 
Dizi 4 adamın etrafında dönüyor
Biraz karakterleri tanıyalım o halde :)

20 Aralık 2016 Salı

LOREAL PARİS 3 ETKİLİ GÜNLÜK NEMLENDİRİCİ

MERHABA! 

Bu yazımda sizlere yağlı ciltlerin dramından bahsetmek ve eğer yağlı bir cilde sahipseniz size günlük nemlendirici önermek istiyorum.

Benim cildim aşırı diyebileceğim kadar yağlıdır ve bu yüzden nerdeyse yağlı cilde sahip herkesin yaptığı gibi nemlendiriciden uzak duranlardandım. Bu yanlış düşünceye sahip olan tek ben olamam ama değil mi? :)
Özellikle kış mevsimine de girmiş bulunmuşken, yağlarımızın biraz da olsa azalmasını umarken bu nemlendirici cildinize iyi gelebilir.

Cildimi jellerle ve toniklerle temizlesem de nemlendiriciye ihtiyacım olduğunu düşünmeye başlamıştım çünkü burun ve kaş ortamda kuruluk mu bilemediğim böyle soyulmalar meydana gelmeye başlamıştı.
Bu yüzden bu nemlendiriciyi satın aldım. Öncesinde bir araştırma yapmamıştım, indirim zamanında Gratis'e gittiğim bir günde gördüm ve almaya karar verdim.







12 Aralık 2016 Pazartesi

CHEESE IN THE TRAP OST - TWENTY


Dizinin bu ost'u karakterlerin duygularını, karışık düşüncelerini en güzel anlatan ost.
Keyifli dinlemeler. :)


Bugün nefret etmişsindir benden
Bazen bende nefret ediyorum kendimden
Yine de sen nefret etme benden lütfen
Sadece anlasan olmaz mı beni?
Kim nasıl biri olduğumu söylerse söylesin
Kapanda peynir..
Birden seni ilk gördüğüm gün geldi aklıma
Karşılaştığımız o gündeki gibi büyüyor yıldızlar
Sende işte büyüyor böyle içimde git gide
Kim nasıl biri olduğumu söylerse söylesin
Kapanda peynir gibi her şey şu an
Her duyguda dolmak istiyorum içine
Kapanda peynir..
Her şey yitip gitse bile..
Umarım sen hep benimle kalan olursun
Kapanda peynir..
Her şey şu an 
Kapanda peynir..
Her duygu
Kapanda peynir her şey şu an
Her duyguda dolmak istiyorum içine
Kapanda peynir..


Eğer diziyi izlemediyseniz ve bilgi almak istiyorsanız.
 Cheese in the trap dizisini yorumladığım yazımı da okuyabilirsiniz.

Hoşçakalın <3

11 Aralık 2016 Pazar

GOBLIN OST - 10 CM - MY EYES

İkinci Ost'umuz da bir harika! :)
Keyifli dinlemeler.


Sesin bana o kadar yüksek geliyor ki
Başka bir şey duyamıyorum
Gözlerin bana o kadar iri görünüyor ki
Deliriyor muyum?
Tüm gün sadece seni düşünüyorum
Belki aklımla aram iyi değil
Şimdi seni seviyor muyum?
Yoksa deliriyor muyum?
Bir öyle bir böyle davranarak beni sarsıyorsun
Bir ileri bir geri giderek beni şaşırtıyorsun
Seni rüyalarımda bile görmeye devam ediyorum
Önlemeye çalışsam da görmeye devam ediyorum
Nerede olursam olayım gözlerimi kapattığımda bile oradasın
Kalbini sadece benim gözlerim anlayabilir
Yalnızca benim gözlerim anlayabilir
Sesin bana o kadar yüksek geliyor ki
Başka bir şey duyamıyorum
Gözlerin bana o kadar iri görünüyor ki
Deliriyor muyum?
Gizlemeye çalışıyorsun
Keşke orada olsan ama olamıyorsun
Beni engelliyorsun, uzaklaştırıyorsun
Seni rüyalarımda bile görmeye devam ediyorum
Önlemeye çalışsam da görmeye devam ediyorum
Nerede olursam olayım gözlerimi kapattığımda bile oradasın
Kalbini sadece benim gözlerim anlayabilir
Yalnızca benim gözlerim anlayabilir (x2)



GOBLIN OST - LASSE LINDH - HUSH

Hazır dizimizden bahsetmişken bu güzel ost'ları da sizlerle paylaşmak istedim.
Keyifli dinlemeler. :)



Sonsuz hayal gücü ile
Dönüş yolunda seni gördüm
Orada seninle kollarımın arasında yürüdüm
Bulanık bir karanlığın içinde
Karanlığa saklanan kimdi ?
Korkularımdan uzaklaşmıştık
Seni başka bir yerde göreceğim
Çiçekli günlerimiz olacak
Etrafında açan bütün çiçekler çok ışıltılı
Adım adım seni ve bir güneş gibi gülümsemeni özleyeceğim
Gözyaşları içinde sararıp solarken 
Etrafımdaki ışık, senin ışığın
Seninle her şey çok ışıltılı
Nasıl her şeyi arkamızda bırakacağız ?
Kalbime düşen sevginle
Sana aşık oluyorum
Kırık kanatlarla tekrar düşüyorum
Şimdi sessiz ol, meleğim
Daima seninle olacağım
Tatlı gülümsemenle, hırslı gözyaşlarınla
Soğuk gece boyunca dışarıda 
Seninle birlikte olacağım
Belki bir gün bensiz uyanacaksın
Ama sakın ağlama

GOBLIN - THE LONELY AND GREAT GOD

Haydi hep beraber Goblin'i izleyelim ve tabiri caizse ona tapalım! <3


   Gelmiş geçmiş izlediğim tüm Kore dizilerinin baş yapıtı olacağını söyleyebilirim hatta daha şimdiden oldu bile diyebilirim. Henüz 4 bölüm yayınlanmış olsa da her bölüm adeta film tadında olduğu için hiçte 4 bölüm izlemişsiniz hissi vermeyecektir. Çünkü ben hiç 4 bölüm izlemiş gibi hissetmiyorum ve şuan bu yazıyı yazmamdan da anlaşılıyordur. Dizinin sonlarına doğru ya da tamamlanmış olan dizileri sizlerle paylaşmayı daha doğru bulsam da bu diziyi yayındayken izlemelisiniz diye düşünüyorum, kaçırmamalısınız!
   Senaristi, Kim Eun Sook durduk yere senaristini neden mi söyledim? Çünkü hemen hemen herkesin tanıyabileceğini düşünüyorum. Kendisini tanımasak da yazmış olduğu dizileri ya duyduk ya da izledik.


                                             A GENTLEMAN'S DIGNITY -  HEIRS 
SECRET GARDEN - DESCENDANTS OF THE SUN

                  Bu dizinin de böyle bir birikmişlikle yazılmış olmasına şaşmamalı.


   KONUSU: Ölümsüz olan Goblin'in huzura kavuşup ölümlü olabilmesi için gelinini bulması gerekiyor. Kendini ölümlü yapabilecek kızı ararken, ölüm meleği ile karşılaşıp bir evde yaşamak zorunda kalıyor. Bu üçlü arasında dizi şekillenecektir.

   Fantastik bir konuya sahip dizilerin çoğu işleniş bakımından hep bana saçma gelmektedir. Çünkü inanış bakımından bunların olabileceğine inanmıyor olmamız dizilere bakış açımızı da değiştiriyor. Fakat bu dizi her ne kadar fantastik bir konuya sahip olsa da işleniş bakımından o kadar gerçekçi ki, size çok normal bir şeyi izliyormuş hissi verecektir. 
   Bir dizi kendini ilk bölümden belli ediyor bence ve bu dizi de ilk bölümünden itibaren sizi içine sürükleyecektir. İlk bölümün 90 dakika olması da bunu anlatıyor çünkü karakterleri tam anlamıyla tanımak için dizi uzun tutulmuştur ve çokta güzel olmuş.

10 Aralık 2016 Cumartesi

CHEESE IN THE TRAP


MERHABA!

   Hani seveceğiniz bir diziyi hemen anlarsınız ya bende bu dizi için aynı şeyi yaşadım. Afişini gördüğümde hemen başlamak istedim eğer konusuna bakarak başlama kararı alsaydım ki alamazdım çünkü konusu çok klişe görünüyor. Fakat hiçte öyle değil! :)
   Diziyi yayındayken izlemeye başladım ve ilk bölümden gönlümü fethetti. Keşke bittiğinde başlasaydım diye kendime kızdım, neredeyse hiç bir dizi de böylesine meraklanmamıştım. Çünkü her dakikasında kuşku duyduğunuz kişi değişebiliyor bu da sizin merakınızı hep canlı tutuyor. Bir dizi bunu sağlıyorsa kesinlikle izlenmeye değer. :)

   KONUSU: Hong Seol (Kim Go Eun), sıradan bir üniversite öğrencisidir. Yoo Jung (Park Hae Jin) ise okulun en popüler, yakışıklı, zengin öğrencidir. Herkes Yoo Jung'u mükemmel olarak görmekteyken Hong Seol aslında onun hiçte göründüğü gibi biri olmadığını düşünmeye başlar.  
   Konuya baktığımızda diziyi ilginçleştiren herhangi bir özellik olmadığını görüyoruz hatta çok klişe bir konuya sahip, ezik bir kızımız ve zengin bir oğlanımız var ama kesinlikle konunun işlenişi klişe değil. Çoğu dizi ve filmlerde başrol karakterlerimizi kusursuz, iyi niyetli ve hiç kötü niyete sahip olmayan kişiler gibi görüyoruz. Fakat bu dizi de bu klişe yıkılıyor ve herkesten şüphe ediyorsunuz. Bu şüphe sadece dizi başında olan bir şey olmadığı için de heyecanınızı kaybetmenize izin verilmiyor.