9 Ocak 2017 Pazartesi

REMEMBER - WAR OF THE SON

MERHABA!~
Yine bir dram ile karşınızdayım. Ne yapayım ama ruhum dram benim, seviyorum. :)
Biliyorum içinizde benim gibi dram sevenler var. :)
Bu dizimiz baştan sona dramı iliklerinizde yaşatacaktır. Hep aynı konudaki aşk konularından sıkıldıysanız bu dizi tam size göre demektir. Çünkü bir aile dramı işlenmektedir ve çokta güzel işlenmektedir.


KONUSU: Seo Jin Woo (Yoo Seung Ho) hipertimezi (kişinin geçmiş olayları ayrıntılı bir şekilde hatırlaması) hastasıdır. Babası suçsuz yere hapse girer ve onun suçsuzluğunu kanıtlamak için Jin Woo avukat olur. Fakat Jin Woo'nun hafızası bir anda kötüleşmeye ve eskisi kadar her şeyi hatırlamamaya başlar.

Dizimiz de bol bol ihanetler, sırttan bıçaklamalar göreceğiz ve aslında paranın nelere kadir olduğunu da görmüş olacağız. Adaleti arayan Jin Woo'nun güvendiği her dalın elinde nasıl kaldığını çaresizce Jin Woo'nun babasına bir komplo kurulur ve böylece suçsuz yere hapse atılır. Buraya kadar ilginç bir şey yok gibi görünüyor değil mi? Fakat babamızın hafızası gün geçtikçe kötüleşiyor ve o günle ilgili neler yaptığını anlatamadıkça oklar ona doğru çevriliyor.

Peki Woo Bin'in hiç mi kimsesi yok? 
Hayır var o da Lee In A (Park Min Young), hukuk öğrencisiyken Jin Woo ile bir yanlış anlaşılma sonucu tanışır. Tam o zamanlarda da babasının suçlanması yaşanmıştır ve Lee In A da Jin Woo'ya yardım etmek ister.

Peki aşk var mı?
Ne var ne yok diyebiliriz ama emin olun diziye bide aşk işlenseydi konudan uzaklaşılırdı ve konunun etkisi hafiflerdi. Keşke aşk da olsaydı dedirtmiyor dizi size hatta aksine iyi ki aşkı yoğun bir şekilde işlememişler dedirtiyor.

7 Ocak 2017 Cumartesi

ONE WAY TRIP

Tek suçları kadını kurtarmaktı.

İçinizi buruk bırakacak bir film izlemek ister misiniz?

Eğer siz de benim gibi sulu göz biriyseniz dizinin başından sonuna kadar ağlamaktan bitap düşebilirsiniz.
Bu filme izleme nedenim Exo grubunun üyesi olan Suho içindi fakat Ji Soo'nun da var olduğunu gördüğümde hiç düşünmeden filme başladım. Ji Soo'nun oyunculuğunu ANGRY MOM'da çok sevmiştim.

KONUSU: Yong Bi (Ji Soo), Sang Woo (Suho), Ji Gong (Ryu Jun Yeol), Doo Man(Kim Hee Chan) yirmili yaşlarda gençlerdir. Yakın arkadaş olan bu dörtlüden Sang Woo askere gitmeye karar verir ve arkadaşları ona veda gezisi düzünlemek isterler. Tek istedikleri Pohang'a gidip sahilde gezip, güzel yemekler yemek, içki içmekti. Fakat gezileri hiçte hayal ettikleri gibi olmaz. Sahilde bir kadının yanındaki adamdan dayak yediğini görürler ve kadına yardım etmek isterler. Yapmak istedikleri bu iyilik hayatlarını değiştirecektir.


Jİ SOO (YONG Bİ)
Yong Bi biraz uçarı kaçarı bir karaktere sahiptir. Üniversite girişinde başarısız olmuştur. Ailesinden sadece yanında abisi vardır.

SUHO (SANG WOO)
Sang Woo' da üniversite sınavında başarısız olmuştur ve askere gitmeye karar verir. Çünkü ailesinden sadece büyükannesi kalmıştır ve onun da artık çalışmasını istememektedir. Bu yüzden askerden geldikten sonra memur olmak istemektedir.

RYU JUN YEOL (Jİ GONG)
Sıkı bir aileye sahip olan Ji Gong üniversite sınavına hazırlanmaktadır. 

KİM HEE CHAN (DOO MAN)
Bu dörtlünün içinde sadece üniversiteye girmeyi başaran Doo Man'dır. Babası beyzbol hocasıdır ve onun da bir beyzbol oyuncusu olmasını istemektedir.

   Sahilde yanındaki adamdan dayak yiyen kadına yardım ederken bir anda kadının ortadan kaybolması bu dörtlüyü korkutur. Çünkü haklıyken haksız bir hal almamak için polis geldiğinde kaçmaya başlamışlardır. Polis, gençleri kovalarken Sang Woo'ya araba çarpar ve Yong Bi bunun farkına vardığında polisler tarafından yakalanır. Olaylar da böylelikle başlamış olur. İyilik yapmak her zaman olumlu olarak mı bize döner? İşte bunun cevabını bulabileceğimiz bir film One Way Trip.

   Dizisi olsaydı daha anlaşılır daha çok ilgi çekerdi diye düşünüyorum. Çünkü çoğu olumsuz eleştiri de konunun işlenişi çok anlaşılır olmadığı yönünde, konu biraz havada kalmış diyebiliriz. Fakat bu, filmin olmadığını göstermez tabikide ama sadece film olduğu için konu kısıtlı kalmış diyelim. Ben bu haliyle de çok sevdim filmi ve içime yer eden filmlerden biri haline geldi.


Okuduğunuz için teşekkür ederim, hoşçakalın. :)

HWARANG

Yeni yıla yeni bir dizi ile MERHABA~
Sizlere bu yazımda bol yakışıklı hatta yakışıklı demeyelim de bol güzel erkeğin olduğu bir dizi olan Hwarang'dan bahsetmek istiyorum.



Nedeni bilmiyorum ama bu diziye karşı en ufak bir beklentim bile yoktu. Aslında oyuncuların hepsini severim ama neden böyle bir düşünceye kapıldığımı anlamış değilim. Hatta ilk bölümü iki kere yarı da bıraktım. Fakat ikinci bölümden itibaren öyle bir sardı ki dizi. Nerede o beklentisi olmayan Didem dedirtti. :)
Biraz konusundan bahsetmek gerekirse dizi Moon Lovers'a benzetilmiş çoğu kişi tarafından fakat ben o diziyi izlemediğim için bir yorum yapamayacağım. Moon Lovers'ın olduğu zamanda Moonlight Drawn by Clouds da olduğu için Moonlight'ı seçenler tayfasındandım yani :)
Hwarang'ın Moon Lovers'a benzetilme nedeni sanırım orada da bol bol prensin olmasıydı.
Bu dizimizde de güzel erkeğe gözlerimiz doymuş oluyor. :)

KONUSU: Silla Krallığında yaşamış olan bir grup savaşçının hayatları anlatılmaktadır. Güzel yüzlü gençlerden oluşan bu gruba Hwarang adı verilmiştir.
   Dizi de çok fazla karakter olduğu için ayrı ayrı gizemlerle de karşılaşmamak elde değil. Her karakterin yaşamış olduğu gizem var ve bunlar ufak ufak işlenmeye başlandı. Şuan için 6 bölüm yayınlandı ve çok sıkmadan, uzatmadan konular işlenmiş. 
   Hani her dizi de ikinci erkek sendromu yaşanır ya, bu dizi de bunu fazlasıyla yaşayacağız. Hwarang'larımızın hepsi yakışıklı evet ama Kral'ımızın ayrı bir havası var :)
   
PARK SEO JOON (MOO MYUNG)
İsmi olmayan, köylü statüsünde yaşayan biridir. Kanatlı Köpek lakabı ile bilinmektedir. Tek arkadaşı olan Mak Moon'un başkentte yaşayan ailesini bulmak için köyden ayrılıp başkente girmeyi başarırlar ve hikayemizde burada başlamış olur.









21 Aralık 2016 Çarşamba

BAD GUYS - KÖTÜ ÇOCUKLAR

MERHABA!~

Biraz aşk meşk konularını kenara bırakmaya ne dersiniz?
Benim için türünün en iyisi olan Bad Guys dizisinden bahsetmek istiyorum.


Dizinin aslında belli başlı bir türü yok. Dram, gerilim, suç bu üç tür ile karşılaşıyoruz. 
KONUSU: Eski dedektif olan Oh Goo Tak'a (Kim Sang Jung), artan şiddet olayları için suçlulardan bir ekip kurmasını istiyorlar. Bu ekipte genç, zeki bir seri katil olan Lee Jung Moon (Park Hae Jin), güçlü yumruklara sahip olan Park Woong Cheol(Ma Dong Seok) ve kiralık bir katil olan Jung Tae Soo(Jo Dong Hyeok) yer almaktadır. 
Organ mafyası, seri katiller bunların yakalanmasına yardım edenlerin cezalarında indirim olması bu mahkumların işi kabul etmelerini sağlıyor.

Bu diziye Park Hea Jin var diye başlamıştım ki iyi ki başlamışım dedirtti. 
Dizi 4 adamın etrafında dönüyor
Biraz karakterleri tanıyalım o halde :)

20 Aralık 2016 Salı

LOREAL PARİS 3 ETKİLİ GÜNLÜK NEMLENDİRİCİ

MERHABA! 

Bu yazımda sizlere yağlı ciltlerin dramından bahsetmek ve eğer yağlı bir cilde sahipseniz size günlük nemlendirici önermek istiyorum.

Benim cildim aşırı diyebileceğim kadar yağlıdır ve bu yüzden nerdeyse yağlı cilde sahip herkesin yaptığı gibi nemlendiriciden uzak duranlardandım. Bu yanlış düşünceye sahip olan tek ben olamam ama değil mi? :)
Özellikle kış mevsimine de girmiş bulunmuşken, yağlarımızın biraz da olsa azalmasını umarken bu nemlendirici cildinize iyi gelebilir.

Cildimi jellerle ve toniklerle temizlesem de nemlendiriciye ihtiyacım olduğunu düşünmeye başlamıştım çünkü burun ve kaş ortamda kuruluk mu bilemediğim böyle soyulmalar meydana gelmeye başlamıştı.
Bu yüzden bu nemlendiriciyi satın aldım. Öncesinde bir araştırma yapmamıştım, indirim zamanında Gratis'e gittiğim bir günde gördüm ve almaya karar verdim.







12 Aralık 2016 Pazartesi

CHEESE IN THE TRAP OST - TWENTY


Dizinin bu ost'u karakterlerin duygularını, karışık düşüncelerini en güzel anlatan ost.
Keyifli dinlemeler. :)


Bugün nefret etmişsindir benden
Bazen bende nefret ediyorum kendimden
Yine de sen nefret etme benden lütfen
Sadece anlasan olmaz mı beni?
Kim nasıl biri olduğumu söylerse söylesin
Kapanda peynir..
Birden seni ilk gördüğüm gün geldi aklıma
Karşılaştığımız o gündeki gibi büyüyor yıldızlar
Sende işte büyüyor böyle içimde git gide
Kim nasıl biri olduğumu söylerse söylesin
Kapanda peynir gibi her şey şu an
Her duyguda dolmak istiyorum içine
Kapanda peynir..
Her şey yitip gitse bile..
Umarım sen hep benimle kalan olursun
Kapanda peynir..
Her şey şu an 
Kapanda peynir..
Her duygu
Kapanda peynir her şey şu an
Her duyguda dolmak istiyorum içine
Kapanda peynir..


Eğer diziyi izlemediyseniz ve bilgi almak istiyorsanız.
 Cheese in the trap dizisini yorumladığım yazımı da okuyabilirsiniz.

Hoşçakalın <3

11 Aralık 2016 Pazar

GOBLIN OST - 10 CM - MY EYES

İkinci Ost'umuz da bir harika! :)
Keyifli dinlemeler.


Sesin bana o kadar yüksek geliyor ki
Başka bir şey duyamıyorum
Gözlerin bana o kadar iri görünüyor ki
Deliriyor muyum?
Tüm gün sadece seni düşünüyorum
Belki aklımla aram iyi değil
Şimdi seni seviyor muyum?
Yoksa deliriyor muyum?
Bir öyle bir böyle davranarak beni sarsıyorsun
Bir ileri bir geri giderek beni şaşırtıyorsun
Seni rüyalarımda bile görmeye devam ediyorum
Önlemeye çalışsam da görmeye devam ediyorum
Nerede olursam olayım gözlerimi kapattığımda bile oradasın
Kalbini sadece benim gözlerim anlayabilir
Yalnızca benim gözlerim anlayabilir
Sesin bana o kadar yüksek geliyor ki
Başka bir şey duyamıyorum
Gözlerin bana o kadar iri görünüyor ki
Deliriyor muyum?
Gizlemeye çalışıyorsun
Keşke orada olsan ama olamıyorsun
Beni engelliyorsun, uzaklaştırıyorsun
Seni rüyalarımda bile görmeye devam ediyorum
Önlemeye çalışsam da görmeye devam ediyorum
Nerede olursam olayım gözlerimi kapattığımda bile oradasın
Kalbini sadece benim gözlerim anlayabilir
Yalnızca benim gözlerim anlayabilir (x2)